Tarikata girişte ilk yapılan iş tevbedir. Allâh'a dönüş yapmağa tevbe ederler.
O halde anlaşılıyor ki, tevbe sadece "Tevbe yâ Rabbî!" demek değildir. Tevbe
aslında insanın hayatının akışını, yönünü, yaşam tarzını değiştirmesi demektir.
O bakımdan Allâh'a tevbeyi güzel yapmak lâzım!..
İnsanın sadece hatası yoktur boynunda... Hatâsından, kusurundan, suçundan
başka bir de kul hakları olabilir. Tevbe etmek kul haklarını silmez, kulun hakkını
götürüp sahibine vermek ve helâlleşmek lâzım!..
Günâhlarından, kul haklarından başka kılmadığı namazlar, tutmadığı
oruçlardan dolayı da vebali olabilir. İnsanın bu dünyada iken kılmadığı
namazları, tutmadığı oruçları ödemesi lâzım!..
Allâh Habîb-i Edîbi hürmetine geçmiş günâhlarımızı affetsin... Bundan sonraki
ömrümüzde, Allâh'ın sevgili kulu olarak yaşamağa bizi muvaffak eylesin,
sevdiği işleri yapmayı nasib eylesin...
(A'mîn. İnşâAllâh...)
Bundan sonra devamlı abdestli gezin!
Abdestli olan bir insana şeytân tesir edemez; insanın hâyrları işlemesi kolay olur,
şerleri işlemesi zor olur. Her gün zikir vazifelerinizi yapın! Allâh'ın rızasını kazanmak için
en kestirme yol, en çok sevap kazanma şekli zikirdir.
Gününüzün münâsib bir zamanında, tercihan temiz, tenha bir yerde, kıbleye
doğru diz çöküp oturun, gözlerinizi yumun;
25 defa "Estağfirullâh..." diye tevbe ederek başlayın! Sonra ;
1 Fatihâ-i Şerîf,
3 İhlâs-ı Şerîf okuyun;
Peygamber Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'e ve Peygamber Efendimiz
Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'den bize kadar gelmiş geçmiş evliyâullâh büyüklerimizin,
mürşid-i kâmillerimizin, tarikat pirlerimizin rûhlarına bunları hediye edin!
O mübarekler sizi sevsin, mânevî bakımdan yardımcı olsunlar.
Râbıta-i Mevt
Ölümü düşünmeyi Peygamber Âleyhi's-salâtu ve's-sellem emrediyor hadis-i şeriflerinde...
Sevabı çoktur, faidesi çoktur, kalbi cilâlar, insanın feyzi artar ve gafletten uyanması
mümkün olur, nefsi ıslah olur. Onun için ölümü güzelce düşünün!..
Şöyle kendinizi yatakta yatıyor gibi göz önüne getirin... Son anlarınızmış diye düşünün...
Azrâil Âleyhi's-salâtu ve's-sellem geliyor karşınıza, sizde bir heyecan başlıyor...
Göğsünüze çöküyor, canınızı almaya başlıyor... Bir telâş, bir ter, bir korku ve bir acı...
İmdâd-ı ilâhî erişip, "Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne muhammeden abduhû
ve rasûluhu" diyorsunuz, öylece rûhunuzu teslim ediyorsunuz...
Yıkıyorlar, kefenliyorlar, tabuta koyuyorlar, camiye getiriyorlar... Namazınızı kılıyorlar...
Göz önüne getiriyorsunuz; işte cemâat tabutunuzu aldı
götürüyor... İşte kabristana getirdiler, gömdüler... İmam talkın verdi...
Cemâat dağıldı, gittiler...
Kabrin içinde melekle başbaşa kalıyorsunuz.
Melek soruyor: "Rabbin kim, dinin ne, peygamberin kim, kitabın ne, kıblen neresi?.."
Onlara cevap verdiğinizi düşünün, kabrin genişlediğini düşünün!..
Âhiret âleminde evliyâullâh büyüklerimizle, Cenâb-ı Mevlâ'nın zikr-i tesbihi ile
rûhlar âleminde vaktimiz geçerken, dünyanın da sonunun geldiğini, kıyâmetin de
kopmaya başladığını düşünün!..
O dehşetli halleri, insanların kabrinden kalkıp İsrâfil Âleyhi's-selâm sûra üfürünce
mahşer yerinde toplandığınızı düşünün... Binlerce yıl el pençe divan durulup
bekleşildiğini düşünün...
Herkesin birbirinden korkup kaçtığını, telâşa düştüğünü, mahkeme-i kübrânın kurulduğunu,
insanların hesaba çağrıldığını, defterlerin açıldığını, sevapların günâhların tartıldığını; iyilerin
cennete gidip nasıl bahtiyar olduğunu, kötülerin cehenneme atılıp nasıl cayır cayır
yanacağını âyet-i kerîmelerin anlattığı gibi düşünün!..
Nefsinize deyin ki: "Ey nefsim, bu işin şakası yoktur. İnsan hayata bir defa geliyor,
aklını başına topla!..
Bu dünyada yaşıyorken, elinde imkân varken cehennemden kendini kurtarmaya çalış!..
Cenneti kazanmak için ibadet ve tâate gayret göster!..
Cennet yoluna koştur! Hayatının bir anını bile boş geçirme!..
Nefeslerini zâyi etme, aklını başına topla!" diye nefsinize nasihat
edin!.. Râbıta-i mevt bu...
Râbıta-i Mürşid
İkinci vazife, zikrullâhı beraberce yaptığımızı düşünün!
Gözünüzü kapatın, bizi hocalarımızla, evliyâullâh büyüklerimizle, karşınızda
göz önüne getirin, gönlünüzü gönlümüze bağlayın!.. Bu bağlantı kuruldu mu,
insanın gönlüne çok güzel duygular, fikirler gelir, feyizler gelir, nûrlar gelir;
yaptığı ibadetin tadını duyar, faydasını görür. Bunda başarı kazanınca, ilerleyince,
Rasûlullâh Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'i görecek hale gelir.
Onun için bunu da güzelce yapın! Bu çalışmanın adı da râbıta-i mürşid'dir.
Râbıta-i Huzur
Üçüncüsü de râbıta-i huzur yapacaksınız. Başınızı kalbinize eğip, Allâh'ın size
şahdamarınızdan bile yakın olduğunu, her yerde hâzır ve nâzır olduğunu, sizi
gördüğünü düşünerek, duyduğunu düşünerek, duâ edeni sevdiğini düşünerek
boyun büküp niyâz edeceksiniz:
"Yâ Rabbi!.. Çok kusurluyum, kusurlarımı affet... İstiyorum ki sana güzel kulluk
edebileyim; bana tevfikını refik eyle...Ben de senin sevdiğin ve râzı olduğun
kulların arasına girebileyim, nasib eyle... Beni de seni zikreden zâkir,
sana şükreden şâkir kullarından eyle yâ Rabbi!.." diye gözyaşıyla yalvarıp yakarın!..
Zikirler
Ondan sonra Allâh'ın huzurunda olduğunuz mânâsını kaybetmeden, elinizde
tesbihle zikre başlayın!.. Söyleyeceğim zikirler, Peygamber Efendimiz
Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'in tavsiye ettiği zikirlerdir.
Günde:
1. 100 defa "Estağfirullâh..." deyin!
2. 100 defa "Lâ ilâhe illallâh"deyin!
3. 1000 defa "Allâh..."deyin! (Allâh lafzâ-i celâli müsâit olanlar tarafından
beşbine kadar çoğaltılabilir.)
Her yüz defasında "İlâhî ente maksûdî ve rıdàke matlûbî" deyin!..
Bu da hadis-i kudsîden alınma bir sözdür.
"Yâ Rabbi, maksudum sensin, ben senin rızanı istiyorum!" demektir.
4.100 defa Peygamber Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'e
salâvat getireceksiniz.
(Allâhûmme salli ve barik'i okumak efdâl. Kısaca, "Allâhûmme salli alâ seyyidinâ
muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed." denilebilir.) Melekler bu salâtu selâmı
alırlar, Rasûlullâh'a arz ederler:
"Yâ Rasûlallâh! Filân ülkenin filân şehrinden filânca sana selâm gönderdi." derler.
Rasûlüllah Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'de selâmınızı alır, çok hâyrlara erersiniz.
5.100 defa İhlâs Sûresi... Bu çok önemli bir sûredir, çok sevaplı
bir sûredir. Kur'ân-ı Kerîm'in üçte birini okumak kadar sevaplıdır.
Bu zikirleri böyle yaptıktan sonra duâlar edeceksiniz. Kendinize duâ edeceksiniz;
dünyanıza âhiretinize...
Annenizi, babanızı duâda unutmayacaksınız! Çünkü annesine babasına duâyı terkeden
kulu Allâh sevmez. Ama insanın şeyhi Peygamber vekili olduğu için, anne babasından
önde gelir. Hocanızı da duâdan unutmazsınız. Ondan sonra müslümanlara duâ edersiniz.
Konu komşunuza, yakınlarınıza, sevdiklerinize duâ edersiniz. Allâh ondan dolayı da
mükâfatlandırır. Tabii, zikir bu kadarcık değildir. Gününüzün boş zamanında da daima
kalbinizden "Allâh" demeye çalışın!
Nâfile Namazlar
Namazları camide kılın, cemaatle kılın, yirmiyedi kat sevabı kaçırmayın!..
Cumâyı terketmeyin! Cumâyı terkedenin kalbi mühürlenir, mahvolur.
Farz namazlardan ayrı nafile namazlar vardır. Onları da kıldığımız zaman,
Allâh'ın sevgisini kazanırız. "Bak, kulum mecbur olmadığı şu ibadetleri de
severek yapıyor!" diye Allâh sever.
1. Sabah namazından sonra uyumayıp, Kur'ân okuyup, Evrâd'ımızı,
duâlarımızı okuyup, güneşin doğmasından yarım saat geçinceye kadar meşgul
olup işrak namazı kılmak... Böyle yaparsanız, o sabah bir hac ve umre
sevabını kazanmış olursunuz. Bunu kaçırmamaya çalışın!
2. Sabahla öğlen arasında duhâ namazı vardır. Öğlene 45 dakika
kalıncaya kadar kılınabilir. Dört rekât, sekiz rekât veya daha fazla olarak onu
da kılın!.. Bir insan duhâ namazı kılmaya devam ederse, Allâh onu muhsin
kulları zümresine katar.
3.Akşam namazının sünnetinin arkasından evvâbîn namazı vardır. İki rekât
veya altı, oniki rekât olarak kılınabilir. İnsanın günâhları denizlerin köpükleri
kadar çok olsa bile, affına sebep olur.
4. Yatma zamanı gelince taze abdest alacaksınız, dört rekat namaz kılıp
abdestli yatacaksınız!.. Bir kimse böyle yaparsa, bütün gece ibadet etmiş gibi
melekler ona sevap yazarlar. Melekler başına toplaşırlar; "Yâ Rabbi, bu kulun
abdestli yattı; sen bunu mağfiret et!" diye sabaha kadar duâ ederler. Şeytân
yanına sokulamaz. Ölürse imânla göçmesine sebep olur. Onun için, geceleri
böyle yatmaya çok gayret edin, çok dikkat edin!..
5. Geceleyin de uykunuzu bölüp teheccüd namazı kılmaya çalışın!.. O da çok
sevaplı bir namazdır. Geceleyin iki rekât namaz kılmak, dünyadan da,
dünyanın içindeki her şeyden de daha hayrlıdır.
Nâfile Oruçlar
Bazı sevaplı oruçlar var, onları da tutarsınız. Bir kere haftalık pazartesi
perşembe oruçları var...
Peygamber Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem tutarmış, bize de tavsiye
ediyor:
"Pazartesi perşembe günlerinde ben oruçlu olmayı severim. Çünkü kulların
âmelleri Allâh-u Teâlâ Hazretleri'nin dergâhına, pazartesi perşembe günü
arz olunur." buyuruyor. Tutabilirseniz bunları tutun!..
Her arabî ayın başında ortasında, sonunda oruç tutmak tavsiye ediliyor.
Her arabî ayın onüç, ondört, onbeşinde, yâni dolunay olan gecelerin
gündüzlerinde oruç tutmayı tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz
Âleyhi's-salâtu ve's-sellem ...
Ayrıca Recebde, Şa'banda, Şevvalde, Zilhiccede ve Muharremde sevaplı
oruçlar vardır, onları tutarsınız; oruçtan da sevap alırsınız.
Temel Esaslar
Bizim yolumuz Peygamber Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'in sünnetine
uyma yoludur. Peygamber Efendimiz Âleyhi's-salâtu ve's-sellem'in tavsiyelerini tutacağız.
Âyetleri, hadisleri okudukça, sevaplı şeyleri öğrendikçe, yapacağız.
Günâhlardan kaçınmağa çok dikkat edeceğiz, takvâ ehli olacağız. Haramlara,
günâhlara yanaşmayacağız, bulaşmayacağız.
Nefse, şeytâna uymayacağız. Huylarımızı düzelteceğiz. Kötü huyları atacağız,
iyi huyları alacağız. Geçimsiz, kavgacı, merhametsiz, vefasız, dönek, cimri,
pinti olmak müslümana yakışmaz; bunları atacağız. Tatlı dilli, güleç yüzlü,
cömert, iyiliksever, merhametli, sözünde durur, sâdık, âşık, velî mahbûb,
iyi kul olacağız. Bu benim söylediklerim çok mühim konulardır. Bunları yaparsanız,
cennetlik olursunuz. Onun için, cenneti elden kaçırmamaya dikkat edin,
nefse şeytâna uymayın! İbadetleri yapın, haramlardan kaçının, Allâh'ın yolunda,
Peygamber Efendimiz'in sünnetine uygun olarak yaşamaya dikkat edin!.. Zikir
vazifelerinizi güzelce yapın, takvâ yolundan yürüyün, ahlâkınızı güzelleştirin,
cenneti kazanın!..
Allâh-u Teâlâ Hazretleri ma'rifetullâha, muhabbetullâha erdirsin...
Cennetiyle cemâliyle cümlenizi müşerref eylesin...
(İnnellezîne yübâyiûneke innemâ yübâyiûnallâh... Yedullâhi fevka eydîhim...
Ve men nekese ve innemâ yenküsü alâ nefsihî... Ve men evfâ bimâ âhede
aleyhullâhe feseyü'tîhi ecran azîmâ.) Sadakallâhu'l-azîm.
[Muhakkak ki sana bey'at edenler gerçekte Allâh-u Teâlâ'ya bey'at etmişlerdir.
Allâh'ın kuvvet ve yardımı bey'at edenlerin üstündedir. Şu halde kim bu bağı
çözerse, kendi âleyhine çözmüş olur. Kim de Allâh ile sözleştiği şeye vefa,
onun hükmünü îfâ ederse, Allâh da ona büyük bir ecir verecektir.]
Ahdinize sâdık olun, Allâh'ın yoluna vefâlı olun, sırat-ı müstakîmden
sapmayın!.. Allâh-u Teâlâ sizleri bundan sonra nefse şeytâna
yenilmeyenlerden eylesin... Yolunda dâim eylesin, zikrinde kâim eylesin...
Tarikatın âdâbını, ahlâkını öğrenip, tekke âdâbına sahib kâmil, sâlih, velî,
mahbub bir kul olmayı nasib eylesin...
Büyüklerimizden bize intikal eden bağlılık ve selâhiyet itibariyle bizim çeşitli
tasavvuf tarikatlarına irtibatımız, bağlantımız, mensûbiyetimiz vardır. Bunları
sıralayalım: Nakşî Tarikatı, Kàdirî Tarikatı, Sühreverdî Tarikatı, Çeştî Tarikatı,
Kübrevî Tarikatı, Mevlevî Tarikatı, Bayrâmî Tarikatı, Halvetî Tarikatı...
Silsilemiz, benden evvelki Hocamız Mehmed Zâhid-i Bursevî Hazretleri'yle
Nakşî Tarikatı'nın, Halidiyye kolunun, Gümüşhâneviyye şubesidir.
[*]Mahmut Esat Coşan (Allâh o'ndan râzı olsun)
Ve's-Selâm.
Zikir Dersi - Mahmut Esat Coşan
2 mesaj
• 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
![]() Kaynak göstermeden ve izinsiz kopyala-yapıştır yapanlara hakkımız helal değildir. Amacımız doğruyu doğru olarak sürdürmeye çalışmaktır. KLAVYE ÜRETİR, FARE TÜKETİR |
|
|
sagolasin paylasimin icin................
|
|
2 mesaj
• 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Kimler çevrimiçi
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir



