Besmele-i şerîfte ‘Rahmân’ ve ‘Rahiym’ isimleri ile sıfatlanan “ ALLÂH “ ismi şerifi
tecelli-i fiilidir.
İnsan iş yaparken, yerken, içerken “Bismillâhirrahmânirrahîm” der ve Rahmân ve
Rahiym olan Allâh’tan başka fail, yani yapan ve işleyen olmadığını düşünür. Ve aynı
zamanda kendisini de en küçük işlediği işlerden tamamı ile fâni bilirse, işte bu tecelli
Allâh’ın insana olan fiili tecellisinden ibarettir. Bu tecellide Allâh insana iş ile tecelli eder.
Bu tecelli gerçek sülûkun hakikat yoluna girmenin başlangıcıdır. Yine Cenâbı Allâh için
Tecelli-i Sıfati vardır. Allâh’ın bu tecellisi de yerken, içerken ve bunlara benzer işlerde
fiili sıfatlardan ve kudret ve benzerlerinin Allâh’ın sıfat-ı subutiyesinden ibaret olup,
hepsinin Cenâbı Hakk’ın sıfatlarından bulunduğunu düşünerek, kendimizin bunların
tümünden fâni olduğumuzu bilecek olursak, bu tecelliye de Allâh’ın sıfati tecellisi denilir.
Ve yine Cenâbı Allâh için bir de Tecelli-i Zâti vardır. Bu tecellide; vücudun yalnız Allâhû
Zu'l-Celâl Hazretlerine mahsus olduğunu düşünerek, insan fiillerinden ve sıfatlarından
fâni olduğu gibi vücudundan da fâni olacak olursa, bu tecelli Allâh’ın zâti tecellisinden
ibarettir. İşte insan bu üç tecelliden habersiz olarak Besmele-i şerîfi söylerse, demiş olmaz.
Fakat insan bu üç tecelliden hepsini bilerek söylerse, o zaman hakkıyla besmeleyi demiş olur.
Tecelliler emir halidir, bunun söz ile ilişkisi olamaz. Ancak bu hâl, bidâyet ehlinin henüz tevhid
ilminde başlangıçta olanların halidir. Fakat tevhid ilminde bir rehberin aracılığıyla mesafe almış
ehli nihayete gelince; onlar güzel işler ile cemde ve günâh sayılan işler ile farkta bulunurlar.
Yani kendilerinden çıkan güzel işleri kendilerine nisbet etmeyip, başarılı kıldığından dolayı Allâh’tan
bilerek hamdü senâ ederler. İşledikleri günâhları da kendilerinden bilerek pişman olurlar. Çünkü
Cenâbı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’in En-Nisa Sûresi’nin 79. âyetinde: (Ma esâbeke min hasenetin feminallahi ve mâ esâbeke min seyyietin femin nefsike ) “Sana iyilikten isabet eden
her şey Allâh’tan ve sana kötülükten isabet eden her şey kendi nefsindendir.” buyurmuştur.
Bu makama Hz. Şeyhü'l-Ekber Radıyallâhû ânh efendimiz:
( Ve kün fil cem-i vel fark-ı tekün fi makadi's-sıdkin)
“Bu veçhile cem ve farkta bulun ki doğru yola ulaşasın ve birinin terk edilmesiyle yanlış
harekette bulunmayasın” sözleri ile işaret etmişlerdir.
- Kod: Tümünü seç
Nurül Arabiyyül Melâmî- Hz.Pir Seyyid Muhammed




