Haydi hep beraber Hadis-i Şerîf yazalım..

Kullanıcı avatarı
Yeni Yolcu
Yeni Yolcu
Mesajlar: 183
Kayıt: Cmt Tem 04, 2009 2:07 pm
MesajGönderilme zamanı: Cmt Kas 07, 2009 7:56 pm
Cömert , Allah'a yakındır, İnsanlara yakındır, Cennete yakındır,Cehenneme uzaktır.
Kullanıcı avatarı
Yeni Yolcu
Yeni Yolcu
Mesajlar: 183
Kayıt: Cmt Tem 04, 2009 2:07 pm
MesajGönderilme zamanı: Cum Şub 05, 2010 7:04 pm
Enes (r.a) rivayet olunmuşturki
Ezan ile kamet arasında yapılan dua redolunmaz
Büreyde (r.a) rivayet olunmuştur
Karanlıklarda mescidlere sıkça yürüyüb gidenleri , kıyamet günü tam bir aydınlıkla mücdeleyiniz!
Kullanıcı avatarı
Yeni Yolcu
Yeni Yolcu
Mesajlar: 183
Kayıt: Cmt Tem 04, 2009 2:07 pm
MesajGönderilme zamanı: Sal Mar 09, 2010 8:26 pm
--------------------------------------------------------------------------------
Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız" derler.



(Tirmizi, Zühd 61)
Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 1133
Kayıt: Pzr Kas 16, 2008 9:14 am
Konum: Mersin
MesajGönderilme zamanı: Çrş Mar 10, 2010 6:35 pm
El-Mecâlisü bi'l-emâneti.
Meclislerdeki söz emanettir.
****
***
**
*

Resim
Kanım Bayraktaki Kırmızı,
Kemiklerim Ayı Yıldızı,
Kalbim de Tek ALLÂH,
Dilimdedir "Lâ İlâhe İlallâh"

Kaynak göstermeden ve izinsiz kopyala-yapıştır yapanlara hakkımız helal değildir. Amacımız doğruyu doğru olarak sürdürmeye çalışmaktır.




KLAVYE ÜRETİR, FARE TÜKETİR


Kullanıcı avatarı
Üye
Üye
Mesajlar: 17
Kayıt: Pzt Haz 08, 2009 8:06 am
MesajGönderilme zamanı: Prş Mar 11, 2010 9:20 am
Dünya, müminin zindanı, kafirin de cennetidir. ( Müslim,Zühd 1)
Kullanıcı avatarı
Üye
Üye
Mesajlar: 90
Kayıt: Sal Haz 23, 2009 3:20 pm
MesajGönderilme zamanı: Çrş Nis 07, 2010 3:12 pm

Ebü Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terketmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır." [1]

Açıklamalar

Dünyada lüzumsuz, boş ve faydasız hiçbir şey yoktur. Allah Teala her yarattığını bir hikmete dayalı ve bir hizmete uygun yaratmıştır. Ancak herşeyin herkes için her zaman gerekli olması da hiç şüphesiz düşünülemez. İşte hadiste işaret buyurulan malayanî, "kişinin dinine ve dünyasına faydası olmayan şey" anlamındadır.

İnsanı doğrudan ilgilendirmeyen şeylere bu anlamda "lüzumsuz" veya "gereksiz" denilebilir. Halkımız "üstüne elzem olmayan işe karışma" derken, işte bu manayı dile getirmektedir.

Neyin malayanî, neyin gerekli olduğunu ayırabilmek için, öncelikle sağlam değer ölçülerine sahip olmak lazımdır. Hiç şüphesiz müslümanlar için müslümanlığın değer ölçüleri esastır. O halde olgun mü'min, müslümanlığın ölçülerine göre yaşayan ve çevresini bunlara göre değerlendiren kişidir. Malayanînin terkedilmesi, müslümanın sürekli uyanık olduğunu gösterir. Murakabe fikri ile yaşadığını belgeler.

Malayanîyi terketmek, gerekli olanı icabeden yerde gerektiği ölçüde yerine getirmek demektir. Toplumda olumsuz gelişmelerin önlenmesi, büyük ölçüde gereksizlerin terkedilmesiyle mümkün olacaktır. Bu sebepledir ki, İslam alimleri bu hadisi "medar-ı İslam" olan dört hadisten biri kabul ve ilan etmişlerdir.

Gereksizi terketmek, lüzumluları önem sırasına koyma fikrini de beraberinde getirir. Böylece müslüman, her konuda en lüzumlu olanı işle­mek, en gerekli olanı ortaya koymak başarısını ve basiretini yani olgunluğunu gösterir. Bu da onun güzel müslüman olduğunun delili olur.

Malayanî ile meşgul olmak, lüzumluları ihmal etmeye götürür. Çünkü gerekli-gereksiz herşeyle meşgul olmak insanı, kolayı tercihe sevkeder. Bütün bunlar ise, sonuçta müslümanı fuzulî işlerin adamı durumuna düşürür. Bu bakımdan hadis, fevkalade önemli bir tesbit yapmakta, iyi müslüman olabilmek için her şeyden önce kendisini ilgilendirmeyen fuzulî işlerle meşgul olmamak gerektiğine dikkat çekmektedir. Çünkü ömür kısadır ve hızla geçmektedir.

Gerekli-gereksiz herşeyin harman olduğu günümüzde sadece lüzumlu işlerle meşgul olabilmek, ancak gerçekten olgun bir iman ile mümkündür.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Kendisini doğrudan ilgilendirmeyen söz ve işlerle meşgul olmamak, müslümanın iyi bir seçim bilincine sahip olduğuna ve imanının olgunluğuna işarettir.

2. İnsan, dünya ve ahireti için gerekli ve lüzumlu olan işlerle meşgul olmalıdır.

3. Malayanîyi terk, sürekli ilahî denetim altında bulunduğu şuurunun bir sonucudur. Murakabe'nin en büyük pratik faydası budur.

[1] Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mace, Fiten 12
Resim
Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 1133
Kayıt: Pzr Kas 16, 2008 9:14 am
Konum: Mersin
MesajGönderilme zamanı: Cum May 07, 2010 8:31 am
لَعَنَ اللهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللهِ
Lâ'nellâhu men zebaha li gayrillâhi
Allah’tan başkasına kurban kesene, Allah lânet etsin.

****
***
**
*

Resim
Kanım Bayraktaki Kırmızı,
Kemiklerim Ayı Yıldızı,
Kalbim de Tek ALLÂH,
Dilimdedir "Lâ İlâhe İlallâh"

Kaynak göstermeden ve izinsiz kopyala-yapıştır yapanlara hakkımız helal değildir. Amacımız doğruyu doğru olarak sürdürmeye çalışmaktır.




KLAVYE ÜRETİR, FARE TÜKETİR


Kullanıcı avatarı
Yolum Düştü
Yolum Düştü
Mesajlar: 2
Kayıt: Pzt May 10, 2010 10:32 am
MesajGönderilme zamanı: Pzt May 10, 2010 7:25 pm
H.Z ebu HUREYRE R.A anlatıyor RESULÜLLAH A.S.V buyrdularki, "Allah Teâla hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım."
Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Mesajlar: 1133
Kayıt: Pzr Kas 16, 2008 9:14 am
Konum: Mersin
MesajGönderilme zamanı: Sal May 11, 2010 7:11 pm

بُنِيَ اْلإِسْلاَمُ عَلىَ خَمْس:
شَهاَدَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اللهِ،
وَإِقاَمِ الصَّلاَةِ،
وَإِيتاَءِ الزَّكاَةِ،
وَصْومِ رَمَضَانَ،
وَحَجِّ الْبَيْتِ

Buniye'l-İslâmu alâ Hamse.
Şehâdeti en lâ ilâhe illallah. Ve enne muhammedu'r-resûlullah.
Ve ikâmi's-salati.
Ve îtâi zekâti.
Ve savmi ramadân.
Ve hacci'l-beyt.


İslâm beş şart üzere binâ olunmuştur.
Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilâhın olmadığına ve
Hz.Muhammed Sallallahu âleyhi ve sellem’in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet etmek,
Namaz kılmak,
Zekât vermek,
Ramazan orucunu tutmak ve Beyt'i haccetmektir.”

Resim
Kanım Bayraktaki Kırmızı,
Kemiklerim Ayı Yıldızı,
Kalbim de Tek ALLÂH,
Dilimdedir "Lâ İlâhe İlallâh"

Kaynak göstermeden ve izinsiz kopyala-yapıştır yapanlara hakkımız helal değildir. Amacımız doğruyu doğru olarak sürdürmeye çalışmaktır.




KLAVYE ÜRETİR, FARE TÜKETİR


Kullanıcı avatarı
Yeni Yolcu
Yeni Yolcu
Mesajlar: 183
Kayıt: Cmt Tem 04, 2009 2:07 pm
MesajGönderilme zamanı: Çrş Ağu 04, 2010 3:21 pm
- “Din, güzel ahlâktır. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.”

Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.v.), esirler arasında çocuğundan ayrılan bir kadın gördü. Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu.
Resul-i Ekrem (s.a.v.) ashabına:
— Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Diye sordu. Ashab:
— Asla, cevabını verdiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v.):
“O halde, biliniz ki, Allah’ın kullarına merhameti, bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır, buyurdu.”
Önceki

Dön Hâdis-i Şerîfler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron